Yeni Nesil İnsanın, İnsanla İmtihanı

Uzun süredir, blog yazma konusunda aktif bir girişim sergileyemiyorum. Dağınık hayatımın (en azından şu an için) varoluşçu halleri buna en büyük sebep sanırım. Bir süre önce blogumun aktif hosting paketi ile ilgili yenileme çalışması işlemini hallettim ve bu sayede sahalara geri döndürdüm bütün emeği. Efendim öncelikle merhabalar. Bu yazımda biraz, genel geçer kurallardan ziyade beklentilerimi ve gözlemlerimi derlemek istiyorum. Bir nevi ‘Youtube videosu’ konusu bağlamında inceleyebilirsiniz. Teşekkür ederim 🙂

 

Yeni Nesil İnsan Kimdir?

Yeni nesil insan kimdir? Efendim yeni nesil insan, teknoloji ile uyumlu, güncellemelerine hayattan bağlantılı ve yaşamın giriş çıkışlarına dayalı dokunuşlarını minimum yaşayan insan oluyor. Lakin genel bağlamda bir update ihtiyacı hissediyor diyebiliriz. Çünkü varlığımızın, yaşam amacımızın, ya da bilimum ‘neden’lerimizin sonucu, bize kendi içinde bir farklılık oluşturuyor. Hal böyle iken, duygular biraz geri plana itiliyor. Empati ve iletişim duygusu zayıflamış insanlarda, her zaman gördüğümüz ‘bu da mı gol değil be’ imgelerini sezmeye devam ediyoruz, haliyle. İnsanı farklı kılan özellikleri yıllardır konuştuk, düşündük, tartıştık (ne kadar başarılı olduk, bilinmez). Bunca karmaşanın ve bilgi yığının arasında kalmak, öncelikle insanın en büyük ‘handikapı’. Hal böyle iken, çağımızın en büyük sorunları arasında yer alan (ki benim de bizzat uğraştığım bir sorun) karmaşa zihinler, belki de bizi frenleyen en büyük etken. Bu yüzden, sanırım odak noktamızda ‘aidiyet’ duygusunun olması ‘gerekiyor’ belki de. Ne dersiniz bu konuya (kabul ediyorum, biraz karışık)?

 

Sayın Hamlet, Bizim N’apmamız Lazım?

Her şeyi bilen, farkında olan, ama sesini çıkaramayan Hamlet’i örnek gösterebiliriz. İnsani değerlerin ya da yaşam sorgularımızın içerisinde yer alan ‘amaç’ konusu, bu manada oldukça tartışmaya açık bir konu mesela. Kaybettiğimiz insaniyeti aramak için, çalışmamız yeterli mi? Peki bu çalışmanın içerisindeki amacımız ne üretmek? Ben birkaç sene evvelinden kararımı vermiştim. Fayda sağlamak. Lakin yakın gelecekte bu fikir değişir mi, değişmez mi, bilemiyorum. Belki de yeni nesil insanın en büyük özelliği, an’a dair gelişim göstermesidir. Olabilir mi? Ya da şöyle sorayım, olamaz mı? Gelin bunu düşünelim…

Bir Tek Dileğim Var, Mutlu Ol Yeter

Bunca şeyin içerisinde, mutlu olmak belki de en büyük artımız. Yani kazancımız. Bir iş yaptıktan sonra, başardıktan sonra, ya da başarmanın yolunda gittikten sonra, mutlu olmak hediyemiz midir? Yoksa bize kalan mı? Bunca düşünce arasında, ‘fayda’ sağlamanın önemi nerededir? Ya da ‘ne için’ bunca şey? Sorgular, sorgular, sorgular… O yüzden, yeni nesil insanın, insanla imtihanı konusunu detaylandırıp, uzun uzun yazacağım ilk fırsatta… Bu da önden bir ‘ön söz’ olsun benden.

 

Yorumlarınızı, fikirlerinizi paylaşabilirsiniz. Teşekkür ederim okuduğunuz için.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir