Hüseyin Gökçakıl

Önceki Gün, Dün, Bugün, Yarın, Sonraki Gün

Uzün süredir başımda olan yoğunluktan dolayı (hepsinin de kayda değer olduğunu söyleyemem tabi) blogumu epey ihmal etmiştim. Artık daha yoğun bir şekilde burası ile ilgilenme kararı aldım ve twitter profilim dışında burada olacağım sadece. Her türlü soru cevap ya da farklı çalışmalar için buradan rahatlıkla iletişime geçebileceğiz herkesle. Malumunuz benim sınavlarım, iş koşuşturmacalarım ve bunların arasında dişimizi, tırnağımızı koyup yükselttiğimiz, ön plana çıkardığımız ve epey bir kitle tarafından da sevilen Kültür Çetesi, epey vaktimizi alıyor özel hayatımızda. Yaptığımız son anlaşmalardan ve protoklden sonra, Kültür Çetesi dergisini farklı bir isimle çıkarmaya karar verdik. O konu ile bizzat yazı işleri sorumlusu değerli arkadaşım ilgileniyor. Bu kapsamda söylemek istediklerim fazla uzun değil.  Bu blogu açtığımdan beri üzerinde düşündüğüm pek çok fikir ve konu var. Artık hemen hemen hepsini buradan sunmayı düşündüm ve bir nevi günlük tadında kullanma kararını aldım.

 

Bu Süre Zarfında Neler Yaptım? 

Bu süre zarfında bazı radikal kararlar alma gereği duydum. Kişisel olarak blogumdan başka hiç bir yerde var olmayacağım. Projelerimiz dışında pek aktif olmayacağım. Tabi işlerime vakit ayıracağım (haliyle işim de dijital medya üzerine) ve bu yüzden her türlü ilerlemeyi, gerilemeyi, gelişmeyi buradan yazacağım, çetelemi buradan tutacağım. Hüseyin Gökçakıl olarak en aktif olacağım nokta burası yani değerli arkadaşlar. Sosyal medyanın sadece twitter kolunu aktif kullanacağım. Onun dışında facebook’u zaten kullanmıyorum (sadece yakın çevrem var, ekleme yapmadığım gibi fb kullanmaktaki tek amacım, mesaj özelliğini kullanmak, iletişim kurmak). Benimle ilgili gerekli gereksiz detaylardan bu kadarının yeterli olabileceğini düşünüp, dünya gündemi ve benim gündemime geçiyorum.

 

Önceki Gün, Dün, Bugün, Yarın, Sonraki Gün

Dünya üzerinde her geçen gün iyi şeyler oluyor. Tabi bu sadece iyi şeylerin olmaya devam ettiği anlamını çıkarmıyor bizlere. Özellikle siyaset biliminin olumsuz ürünlerin sıklıkla görüyoruz. Hem insanımızı üzüyor, hem kendimizi üzüyoruz bu bilim ile. Savaşın sadece taşla tüfekle olmadığını görüyoruz. Zihin savaşlarının pek çok insanı üzdüğü, hayatlarını olumsuz etkilediği gibi. Bu zihin savaşlarının kurbanları da sürekli bizi etkiliyor. Bu haftanın genel gündemine (benim gözümden) hafta sonu deyineceğim. Ama şunu belirtmem gerek ki, kendi özümüzü bilmemiz, kendi öz benliğimizi bilmemiz ve insanların en büyük ihtiyacı olan empati meselesini sunmamız için ne gerekiyorsa bir an evvevl başlamamız lazım. Bu konuda yapılabilecek ne varsa, daha fazla geç olmadan, bizi kucaklayarak.

 

Öğrendiğim bilgiler ile birlikte yeni yeni adpate olmaya başladığım not tutma kültürümü de geliştirmeye çalışıyorum. Öğrendiğim, keşfettiğim ve anlamaya çalıştığım pek çok konunun notlarını bizzat blogumda paylaşacağım. Haftalık kişisel gündemimi de her pazar sunma ve paylaşma düşüncesindeyim. Bu yüzden daha derli toplu olma yolunu seçtim ve geçmiş karmaşalırımdan bir şekilde arınmanın en olumlu yönteminin bu olduğuna karar verdim. Bu kapsamda önümüzdeki zamanlarda blogum ve twitter hesabım üzerinden aktif olacak anahtar kelimeler (ve hashtag‘ler);

 

#YeniÖğrendimKi
#KültürÇetesi
#EnBilgiliNet
#GaripHaller