Mevsimin en vefakar hali

Bize Ne Oldu?

Aslında genel anlamda Ankara’da fazla bulunan biri değilim. Eğitim ve işlerim dışında genellikle Konya ve İstanbul seyahatlerine dahil olmaktayım. Son dönemin belki de en buruk özlemine şahitlik ettiğim (naçiz bir operasyondan dolayı) şehrin yakınında, tek çalışmaların ve düzenin tiyatro üzerine kurulu olduğu bir dünyanın hayalinde (ütopik, biliyorum!) emin adımlar atmaya devam etmek istiyorum. Mevsimler değişiyor, dönem dönem karşımıza farklı ama bir o kadar da ilgimizi çekecek olan insanlık (bunu twitter dışında aramaktayım) kırıntıları görüyoruz. Bu kimi zaman mutlu ediyor beni, kimi zaman da insana dair yatırımlarımızın ve hayati önemlerin ne kadar önemli olduğunu görüyorum. Hele ki eğitim ve öğretimin maruz kaldığımız şu dönem için önemini düşündükçe (hesaplı, kitaplı hemi de!) daha çok çalışmamızın ve insanlara daha çok gülümsememizin, daha fazla anlayışlı olmamızın önemini sunmak istiyorum. Son dönemlerde yaşadığımız gerek insani, gerek siyasi olumsuzlukların, herkes için bir inziva havasında geçmesi gerektiğini düşündüğümden değil de, eksik olan şeyi sorgular iken karşı tarafın aranmasına pek razı olmuyor gönlüm bazen (örnekler çoğaltılabilir dönem dönem). Hal böyle olunca, arayışlarımız ve sorgulamalarımız da değişmiş oluyor. Bunun bir an evvel nihayete ermesi (en azından bir değişim yaratılması) gerekiyor.

 

Yağmurları Mı Bekliyorduk?

Dönemin içinde geçirdiğimiz her olumsuzluğu, karşımızdaki insanın canını sıkarak, ya da onları bizzat engellemeye çalışarak ortaya çıkarmak yerine, kendimize yeni bir yol çizmenin zamanı gelmedi mi? İnsanların (bu yazı biraz da bize yönelik olsun) aradığı her çözüm, çıkmaz yaratıyorsa, ortadaki tüm sıkıntıları engelleri kenara çekerek çözmek daha mantıklı bir çözüm sanki? Nihayetinde aradığımız cevaplar bunların içinde gizliyse, neden mutlu olmayalım. Yağmurları mı bekliyorduk, tam mevsimindeyiz! Değişim için bence daha fazla beklememek gerekiyor (doğru şeyi yapmak için yanlış zaman yoktur!).

Söz konusu bu iki fotoğrafı, değişim için yağmuru bekleyen herkese adıyorum. Seyahatimin Ankara durağında dayanamadım, hemen çekmek istedim! Sizce de kaçırılmayacak türden bir güzellik değil mi?

Ankara Yağmurları

Ankara Yağmur

Ankara Yağmurları

Ankara Yağmur 2

Güzelliklerin içinde daha fazla bakacağımız şey ve renk var. Bazen takip ettiğimiz şeyler bize farklı gelmeyebilir. Ama bu hayatta güzel şeylerin de olduğunu, herkesin karanlık içinde kaybolduğunu düşündüğü şu günler içinde (en azından bir çaba) emek veren insanlar da yok değil.

  •  Hayvan hakları mevzu. Yağmur, kar, kış, kıyamet döneminde birbiriyle savaşan siyaset ve toplum insanlarına nazaran biraz daha iyi işi yapanlar da var. Bunlardan birisinin toplumun ciddi anlamda benimsediği bir insan olan Tarkan’ın yapıyor oluşu, bizleri çok mutlu etti. Şahsen ben, popüler kültürden ziyade sanat müziği yorumlarından sevdiğim bu sanatçının, bu tip bir duyarlılığı göstermesinden mutlu oldum. İnsanlar için de buna benzer hareketlenmeler başlamalı. Belki bir yerlerde insanlar için de mutlu hayat bölgeleri yaratmayı ve yaşatmayı düşünen insanlar vardır. Ne dersiniz?

 

Bu ve bunun gibi detayların hayatımızda var olması tabi tek başına sevinilecek bir sebep olabilir ama mutluluğumuz için en fazla bir kademe olabilir. Mevsimin en vefakar halini görmek istiyorsak, kendimizi biraz da olsa sevmeli, kendimize saygı göstermeli ve elimizden gelen her türlü çalışmayı (şüphesiz ki çalışmak, vatana ve kendimize en büyük hizmet) göstermek gerekiyor. Bir de insanları anlamaya çalışırsak, her şeyin çözüleceği düşüncesindeyim. Acele acele değil ama hızlı hızlı.

 

 

 

Fikirlerinizi, katkılarınızı ve düşüncelerinizi yorumlarınızda beklerim. Bu hepimize bir şeyler katabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir