(18 Ekim 2015) #BenlikHaftası | Hüseyin GÖKÇAKIL

Bir hafta geçti. Bu süre içinde gördüğüm, incelediğim, hoşuma giden ve fayda sağlayacağına inandığım pek çok şey hazırladım. Blogumda yayımlamak üzere biriktirdiğim çalışmalar içinde bu hafta ayrı ayrı konular oluşturdum. Bu yüzden haftalık notlarımı kısa olarak aktaracağım bu yazımda. Genel detaylı içerikleri hafta içinde sunmuş olacağım (yeni başlıklarla).  Haydi başlayalım, şimdiden herkese iyi haftalar diliyorum.

 

İşlerim için, sık sık Ankara seyahati gerçekleştiriyorum (öğrenciliğimden dolayı epey çevre ve kalacak yerim olduğu için, ikinci bir evim gibidir Ankara her zaman -İstanbul biraz daha kurumsal kalıyor-). Bu seyahat boyunca yolculuğun anlamına ve önemine ilişkin düşündüğüm şeyler oluyor. Vakit buldukça okuyan biri olarak, yolculuklarda geçen tüm zamanımı okumaya ayırıyorum. Bu sayede okuyacaklar listemi eritmem de kolay oluyor (tabi hiç bir şey için acele ve yetiştirme gibi bir derdim yok). Yolculuklarda geçen fikir kırıntılarına ilişkin bir içerik hazırladım, hafta içinde yayımlayacağım onu. Ülkemizde yaşanan 10,10,2015 Ankara garı teröründen sonra, söz konusu patlama mekanında anma törenleri yapılıyor (törenden ziyade daha az kişiyle anıya sahip çıkma, özlem tadında).

 

Patlama Sonrası Mevcut Durum

Patlama Sonrası Mevcut Durum

 

Bu fotoğrafta anlatılan, o kadar çok şey var ki, kelimeler düğümleniyor boğazımızda. Onca hayata dair, “insan” olmanın özlemi ve “insan” harcamanın zulmü… Ne büyük ihtiyacımız var kalıcı bir barışa.

Bunca karanlığa rağmen aydınlık için hala çalışan insanların var olması, geleceğe dair umudumuzu artırıyor. Bunca karanlık dönemin arka arkaya sıralandığı bir süreç zarfında, ister istemez kendi öz benliğimizi sorgulamaya başlayabiliyoruz. Bu sorgulara ben de bir yenisini ekledim ve “günah çıkarma” seansı başlattım instagram üzerinde. Nam-ı diğer #günahçıkarma eylemi için en büyük özellik, kendime dürüst olma biçimi. Bilmiyorum, belki kendime eleştirel yaklaşırsam, bazı konularda daha verimli olabileceğimi düşünüyorum. Zamanı gelince anlatacağım efendiler. Bu süre zarfında Ankara seyahatim sırasında Yüksek Hızlı Tren penceresinden çektiğim fotoğraftır bu. Ortalama 260 km hızla giderken görüntünün eğimi dikkatleri çekse de, aynı karede doğa ananın bizlere anlattığı o kadar çok şey var ki. Ben buna “renklerin cümbüşü” diyorum.

BİR İNSAN NEYLE YAŞAR (günah çıkarma)? Doğuşumuzda bizim için yazılan, çizilen, anlatılan ve kulağımıza okunan her ne ise, önümüze çıkan sıkıntıları, üzüntüleri, acıları mı paylaşıyor acaba? Şimdi abiler, ablalar. İnsan olarak yaşamak ve ihtiyacımızı su yüzüne çıkarmak için ne gerekir? Psikoloji? Çöküntü? Kırılış? Bunlar anlaşılır hadi diyelim. Peki kader? Ya da kısmet mevzu? Ben böyle olmayı istemez iken, üzülen her şey içime oturur iken yutkunamayışım gök yüzüne bağlıyor ise hayatı, burada bir gariplik var arkadaş. Bizim olan sen neden susuyorsun? Dostum sen de söyle? Anlat? Nedir bu yaralarla yaşamanın sırrı, herşey güzel derken, hayatın kumarı neden bozuyor taruzumuzu? Hastalıklar, düşünceler, kısa da olsa kurulan yaşantılar. Bunca şey, benim de isteğim değilken, sorulmayan ve hesap ödetilen herşey, içimize sızı. Yaşam, hayaller, ötekileştirilmek istenen dünyanın evrenine ısınamamak. Dünyanın mı çivisi çıktı yoksa dünyamız mı çividir artık? Neylen eyleme meyletsek? Sorular neden tutunamayan yaratır? Öldüm dirildim derken, neden yıldırımlar başa çakılır? Gök çakıl olmak mu kadar mı zarar fikriyata? Öykünür umut can batına, öyküdür dünüm, can yakıp ah… Velhasıl kelam camiamın değerli sakinleri, bi günah çıkarma seansının da sonuna geldik. Pişmanlıklardan ders almanızı umut ederek, insanları üzmemek için çaba sarf ederek geçireceğiniz bir ömür dilerim. İyi pazarlar diliyorum efenim. Bu arada fotoğrafı Konya Ankara Yüksek Hızlı Tren seyahati esnasında çektim. Ortalama 260 ile giderken yakalanan bu görüntünün eğimi, hayatın sürçilisanı… #tutunamayanlar #günahçıkarma #gariphaller #fotoğraf #Ankara #Konya

A photo posted by Hüseyin Gökçakıl (@seyyarmaske) on

Detaylar, detaylandırmalar, detaylandırılanlar. Okumaya aç olanlar, son dönemin kuruntusuna dair bir yenilik üretmek isteyenler için büyük bir fark yaratacak olan bu yazıyı sizlere taktim etmek istiyorum efenim. Yaşamın bunca derdine ve tasasına rağmen, anlatılacak onca şey var ki. Bu hafta keşfettiğim bir yazıyı paylaşmak istiyorum.  Okumaya aç olan, hayatına dair pek çok yeniliği hep bir arada yaşamak isteyen insanlar adına büyük bir fark yatacak olan bu yazı, eminim ki sizi de etkileyecektir. Biraz zaman, biraz yaşam, biraz da önceden tahmin edilebilen bir hayatın fertlerini konu alan bu yazıda pek çok detay bulacağınızdan hiç şüphem yok (göz yaşlarınıza dikkat edin -tabi yaşarırsa-). Buraya tıklayarak yazıya ulaşabilirsiniz.

Bir sonraki #benlikhaftası yazısında görüşmek üzere.

 

Saygılarımı sunuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir